``O'nun       bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez.``(Enam-59)

Bismillahirrahmanerrahim
Ana Sayfa
DUA
Dua Nedir ?
Duanın Şekli
Duanın Yeri
Dua'nın Zamanı
Dua ve Kader
Kur'an-ı Kerim'den Örnek Dualar
Rasûlullah'ın Öğrettiği Çok Özel   Dualar
Özel bir 19'lu Hacet Duası
Hacet (ihtiyaç) Namazı 
Belalardan Muhafaza
Büyük Hacet Duası
Rızkın Artması Borçlar İçin Dualar
Çok Faydalı Bazı Dualar

ZIKIR

Zikir Niçin Çok Önemli
Özel ve Genel Zikirler
Çok Zikreden Deli mi Olur?

Zikir Tenhada mı Yapılmalıdır?
Zikirde Niçin Arapça Kelimeler
En Büyük Zikir: Kur'an-ı Kerim

Tesbih Bahsi
İsm-i Âzâm Bahsi
Allah'ın İsimleri ve Mânâları
Esmâül Hüsnâ
Özel Zikir Önerilerimiz
Tesbih Namazı

 İstiğfar Bölümü
Niçin ve Neden İstiğfar
Seyyidül İstiğfar
Gizli Şirk Hakkında

Rasûlullah'a Salâvatlar
Rasûlullah (aleyhisselâm)'dan Üç Açıklama

Bazı Kısa Surelerin Faziletleri Hakkında
İza Zülzület
Kul Euzü'ler

İstihare Namazı

Ayet-el Kürsi
Amenner Rasûlü
Vemen Yettekıllahe
Ya-Sin
Fetih Suresi
İza Vakıa (Vakıa)
Tebareke (Mülk)
Amme (Nebe)
İnşirah

KUR'AN-I KERİM NASIL ANLAŞILIR


Veda
                                                                                          

DUA ve ZİKİR - Ahmed Hulûsi

     

ZİKİRDE NİÇİN ARAPÇA KELİMELER

"ZİKİR"den sözedildiği zaman hemen akla takılan ve sorulan bir soru da şudur:

- Niçin biz bu kelimeleri Arapça olarak söyliyelim?.. Aynı kelimelerin Türkçe karşılığını söylesek olmaz mı?..

Allâh (TANRI'dan sözediyorlar elbette), sanki Türkçe anlamaz mı ki biz Türkçe okuyamıyoruz?..

Elbette, bu sorunun cevabını da vermek böyle bir kitapta, bize düşer!.. Öyle ise, dilimiz döndüğünce, bunun da izâhını yapalım.

Bilelim ki. Sesle duyduğumuz bir kelime, yapılan işin en son safhasıdır!.. Olay beyinde, o anda içten -yani kozmik boyuttan- veya kozmik âleme ait bir varlıktan gelen; ya da dıştan -yani çevremizdeki algılamakta olduğumuz herhangi bir varlıktan- gelen bir impalsla yani bir dalga - ışınsal etki ile başlar.

Bu gelen etki neticesinde, önce beynin biomanyetiği, sonra bioelektriği ve daha sonra da bioşimik yapısı tesir alır. Bioşimik yapı aldığı tesir ile kendisindeki verileri bir araya getirdikten sonra, çıkan neticeyi tekrar bioelektrik kata dönüştürerek, ilgili sinir sistemini uyarır ve hangi organla ilgili bir durum sözkonusu ise olayı ona aktarır. Ve biz, o organdan yansıyan bir eylem olarak, sonucu algılarız!..

Yani esas olan, dışta algıladığımız ses - görüntü değil, bir üst boyutta cereyan eden dalga-bioelektrik-bioşimik üçlü sistemidir!..

Şâyet, beynin bu ana çalışma sistemini kavrayabildiysek; anlıyacağız ki, önemli olan, kelimenin harf dizilişinden oluşan lisan değil, kelimeleri meydana getiren frekans-titreşimdir!..

"TEK'İN SEYRİ" adlı kitabımızda "ÜSTMADDE" isimli ses ve video kasetlerimizde izâh ettiğimiz üzere, evren ve içinde her boyutta varolan, tüm varlıklar orijini itibariyle kuantsal kökenli dalga varlıklardır. Ve dahi bu dalga yapıların her biri, bir anlam taşımaktadır.

Bu ışınsal kökenli varlıklar tanımına uygun olarak, salt enerji varlıklar, belli bir anlam taşıyan ve o anlama yönelik görev yapan varlıklar olarak "MELEK" kavramı ile dinde açıklanmıştır.

Nitekim, "Melek" kelimesinin aslı "melk"ten gelir ki "güç, kuvvet, enerji" anlamındadır.

İşte, evrensel manâda her titreşim - frekans bir anlam taşıdığı gibi, beyne ulaşan her kozmik ışın, frekans dahi bir anlam ihtiva eder biçim de evrende yerini alır.İnsan ise, KENDİ ÖZ GERÇEĞİNİ, "ALLAH"I TANIMAK için varedilmiş yeryüzündeki en geniş kapsamlı birimdir!..

İnsan'ın kendini bu beden sanması, Kur'ân tâbiri ile "aşağıların en aşağısında varolması"; buna karşılık özünün hükümleriyle yaşaması ise "cennet hayatı" diye tanımlanmasına yol olmuştur.. Bu yüzden insana tek bir görev düşmektedir:

KENDİNİ ÖZ YAPISINDA TANIMAK!..

Bunu da din, "NEFSini bilen RAB'bini bilir" diye formüllemiştir.

İşte, madde boyutunu asıl sanan beyin, kesitsel algılama araçlarının -beş duyu- kaydından ve onun getirdiği şartlanma blokajından kendini kurtarabildiği takdirde; mikrodalga evren gerçeğini farkedecek, idrâk edecek ve o gerçek boyutta, gerçek yerini almak için, gerçek varlığını hissetme arzusu duyacaktır.

Bu arzu onun dalga yapıyla ilintisini güçlendirecek ve neticede farkedecektir ki, kendisinde meydana gelen tüm olaylar, dalga anlamların açığa çıkışından başka bir şey değildir.

Yâni beyin, dalga anlamları, bildiğimiz boyuta transfer eden ve bu arada da, bir yandan bu kavramları dalga bedene yüklerken, diğer yandan da dışarıya yayan muazzam bir cihazdır.

"ZİKİR", ancak işte bu anlattıklarımızın kavranılmasından sonra anlaşılabilecek, idrâk edilebilecek bir sebebledir ki, bize geldiği gibi Arapça orijinal kelimelerle yapılan çalışmadır.

Zirâ, her bir kelime, harf; belli bir frekansın-titreşimin beyinde ses dalgalarına dönüşmüş halidir.

Her frekans bir anlam taşıdığına göre; kelimeler, belli anlam taşıyan frekansların, ses dalgalarına dönüşmüş halidir ki; bu da "zikir kelime ve kavramlarını" oluşturur.

Yâni, belirli evrensel anlamlar, kuantsal anlamlar, evrende dalga boyları, titreşimler halinde mevcût olduğundan; bunların ses frekansına dönüşmüş haline de kelimeler dendiğinden; o anlamların titreşimine en uygun kelimeler Arapça olduğu için, zikir kelimeleri Arapça olmuştur.

Dolayısıyla, siz o kelimeyi değiştirdiğiniz zaman, asla o frekansı tutturamaz ve asla, o istenilen frekansın ihtiva ettiği anlama ulaşamazsınız.

İşte bu sebebledir ki.

Kişi, Allâh Resûlünün, Kur'ân-ı Kerîm'in insanlara idrâk ettirmek istediği sırlara ermek ve evrensel gerçeklere vâkıf olmak istiyorsa, zikir kelimelerini geldiği gibi, yâni Arapça orijinalinde olduğu gibi, tekrarlamak mecburiyetindedir.

Ve dahi, en az hayatında bir kere, kesinlikle, Kur'ân-ı Kerîm'i Arapça orijinal kelimeleriyle beyninde tekrar etmek ve bunu RUHUNA yani dalga bedenine yüklemek zorundadır!.. Ki, ölümötesi yaşamında sonsuza dek kendisinde bulunan bu bilgi kaynağından yararlanabilsin!

Ayrıca, bundan çok daha basit bir sebebi de vardır bu kelimelerin arapça olarak orijinaline uygun biçimde tekrar edilmesi zorunluluğunun...

Bu Arapça kelimeleri, eğer, Türkçe'ye çevirmeye kalkarsanız, bazen bir sayfa, bazen daha fazla yazmak zorunda kalırsınız; o anlamı verebilmek, o manâyı kavraya bilmek için. Oysa, bunu tek kelime olarak tekrar imkânı mevcutken!..

Bilmem anlatabildik mi, "ZİKİR" daima, niçin geldiği orijinaliyle yapılmalıdır.

*  *  *

Ana Sayfa
                                                 Bismillahirrahmanerrahim                                                                                            

  indire book





Diyanet Meali


Elmalılı Y. M.


Yaşar Nuri M.











Ahmed Hulûsi'nin eserlerine,
www.kitapyurdu.com
www.dharma.com.tr
siteleri ile
Remzi Kitabevi
D&R Mağazaları'ndan
ulaşabilirsiniz.
Ahmed Hulûsi'nin
eserlerini
Kitsan Yayınevi'nden
temin edebilirsiniz.
Tel:
 +90 (212) 513 67 69

KUR'AN-I KERİM "B" MEALİ
TELİF HAKLARI
© Yayınlarımızın Telif Hakkı Yoktur. Sitemizdeki tüm bilgiler, Hz. MUHAMMED'in (aleyhisselâm) bildirip açıkladığı "ALLAH" ismiyle işaret edilenin hakikatinin ne olduğunun öğrenilmesi ve "DİN" denilen yaşam sisteminin bu vizyonla değerlendirilebilmesi için, tüm insanlarla karşılıksız paylaşılmak üzere hazırlanmıştır. Tüm yayınlarımızı ücretsiz okur; dinler, bilgisayarınıza indirebilir, çoğaltabilir; YAZAR ve KAYNAK BELİRTMEK ŞARTIYLA her yoldan bütün çevrenizle paylaşabilirsiniz. Allah ilmine karşılık alınmaz. Prensibimiz maddî ya da manevî karşılıksız paylaşımdır. (Ahmed HULUSI)
Agac DikelimYuzyilin iyilik hareketi Adak Kurban Bir Hayat Kurtar

Öksüz, Yetim, Fakir, yavrularımızın yüzünü güldürelim.